Yapılan eylemler sırasında hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mahsun Mızrak ve 8 yaşındaki Enes Ata'nın davası 2006 yılından bu yana devam etmekte. Adli mahkeme tarafından delillerin mahkemeye başvurmaksızın imha edilmesi ile hiç bir sonuç alınamıyor!


2006 yılında Diyarbakır'da meydana gelen eylemler sırasında başından yaralanarak hayatını kaybetti. 8 yaşındaki Enes Ata' nın kanıt niteliği taşıyan elbiselerinin mahkeme kararı beklenmeden imha edildiği ortaya çıkmıştı. Haklarında dava açılan özel harekatçı 3 polis memuru 14 yaşındaki Mahsun Mızrak ve 8 yaşındaki Enes Ata'nın ölümüne sebebiyet verdiği gerekçesi ile yargılanmakta.


Mahkemenin 27'nci celsesinde gerçekleştirilen 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan davaya H.A ve B.Ö isimli polis memurları katılmaz iken N.Ö isimli bir diğer polis memuru ise Segbis sistemi ile mahkemeye katıldı.
Duruşma esnasında aileler ve avukatlarda davaya katıldı. Duruşma esnasında incelenen suç aletlerinden gaz fişeğinin zarf içerisinde bulunmadığı belirtildi. 2014 yılında Enes Ata'ya ait elbiselerin imha edildiği sırada gaz fişeğinin de imha edildiği öne sürüldü.


Duruşmaya Segbis sistemi ile katılım sağlayan N.Ö isimli polis memuru ''Bana sadece görevim ile ilgili talimat verildi. Gaz fişeği kullanmayı biliyorum. Gaz fişeği grubun sadece ön, arka ve sağ, sol bölgelerin atılmaktadır. Evet bende gaz fişeği attım lakin bunun kontrolünü sağlamak mümkün değil. Benim gibi bir çok polis kullanmakta idi''diyerek kendisini savundu.
Sanıkların avukatı olan Halis Çıtır söz alarak her polisin görev yerinin belli olduğunu, müvekkillerin delil karartma ile ilgili sorgulanamayacağını belirtti. Çıtır delillerin adli emanete teslim edildiği ve sorulacak bir hesap var ise bunun sorumlusunun adli emanet olduğunu öne sürdü.