Op. Dr. Nurten Küçük, ağız kokusu ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.



Ağız hijyeni ile birlikte diş ve dil temizliğine özen gösterilmesi oluşan ağız kokusunun giderilmesinde önemli yer tutmaktadır. Ağız ve diş sağlığından kaynaklanmayan ağız kokuları ise; bademcik, sinüzit gibi hastalıkları akla getirebilir.


Sinüzit ağız kokusunun yanı sıra kişinin kendisini halsiz hissetmesine, baş ağrılarına, burun akıntısına neden olmaktadır. Özellikle kronik sinüzitte ağız kokusu hastaların pek çok çoğunda başlıca şikayetler arasındadır. Bademcik taşları da ağız kokusunun önemli nedenlerinden biridir.


Bademcik taşları, bademciklerin gözeneklerini dolduran ölü dokuların, salgı ve yemek kalıntılarının birikmesi nedeniyle olmaktadır. İçeriğinde kalsiyum ve magnezyum bulunabilir. Ağızda çürük yumurtaya benzer bir koku olmasının nedeni ise bademcik taşlarını kaplayan bakterilerdir.


Üst solunum yolu hastalıklarından sinüzit, farenjit, kronik tonsillit, burun tıkanıklıkları veya solunum yolunda ortaya çıkan tümörler ağız kokusuna neden olabilmektedir.


Ağız kokusunun sadece sabah saatlerinde yaşandığı durumlar genellikle uyku sırasında tükürük akımının azalmasından kaynaklanmaktadır. Uyku sırasında ağzın açık kalmasıyla oluşan kuruluk, bakteri ve buna bağlı olarak gaz oranının yükselmesine neden olmaktadır.


Gün içinde genellikle azalan bu tür ağız kokularını gidermek için bol su içerek ağzın nemli kalması sağlanmalıdır. Ağız kuruluğuna neden olan burun eğriliği, burun eti büyüklüğü ya da alerji gibi durumlar giderilmelidir. Tükürük salgısını arttırması için limon yemek ya da şekersiz sakız çiğnemek sabahları oluşan ağız kokusunu gidermek için etkilidir.


Ağız kuruluğu, diş ve diş eti enfeksiyonları, sigara, alkol tüketimi gibi faktörlerin tetiklemesiyle dil üstü yapıda fonksiyon bozukluğu görülebilmektedir.