Son yıllarda hakkında en çok yazılan, dizi dizi seminerler düzenlenen “iletişim”, romantik ilişkilerde hayati bir önem taşıyor. Çünkü ne kadar aşık olursanız olun, eşinizle iletişim kuramıyorsanız o ilişkinin ömrü pek uzun ömürlü olmuyor. Uzm.Psk.Çift Terapisti Kıvılcım Yücelen çiftleri uyarıyor.



Aslında romantik ilişkiler yoğun duygular temelinde oluşur ve gelişir. Ancak zaman geçtikçe sadece duyguların yoğunluğu ve derinliği bu iki insanı bir arada tutmaya yetmez olur. Bunun nedeni, ilişkilerde çoğu zaman sadece duyguların etkisinde davranılmasıdır.


İletişim, çoğunlukla sözlü olarak gerçekleşen bir eylemdir. Hissettiklerimiz ve bunları sözsüz biçimde gösterme biçimlerimiz de bir tür iletişimdir ancak çiftlerin iletişiminin odak noktasında sözlü iletişim vardır.


Romantik ilişkilerde davranışlar ve sözler, yumurta-tavuk döngüsüne benzetilebilir. Duygular, davranışlar ve kendini ifade biçimi olan sözler sürekli olarak karşılıklı birbirini tetikler.


Sağlıklı iletişimin başlangıç noktası, duyduklarımızı ve gördüklerimizi olduğu gibi algılamaktan başlar. Yani gördüğümüz ve duyduğumuz her şeyi hiçbir yorum, anlam katmadan tanımlayabilmek önemlidir. Buna bir örnek verecek olursak; eşiniz genelde haftasonu kahvaltıda gazete okuyorsa, bunu sadece “eşim gazete okuyor” olarak değerlendirebilmektir. Eşinizin gazete okuması, ne sizi görmek istememesi ne de sizi sevmediği anlamını taşır. Eğer bu görüntünün sizde bir huzursuzluk uyandırdığını fark ederseniz, bunu karşı tarafa yansıtmadan önce bu hissi iyice tanımlamanız gerekir.


Hissettiğiniz tam olarak nedir? Gördüğünüz sizi neden böyle etkilemiş olabilir? Bu sorulara içinize sinen yanıtlar bulmadan eşinizle ilgili yorum yapmamanız sizin lehinize olur.


Diyelim ki, kendi içinizde duygu ve düşüncelerinizi iyice süzdünüz, ortaya şu çıktı: “Eşim kahvaltıda gazete okumaya başladığında kendimi yalnız ve terk edilmiş hissediyorum; eşimin beni artık hiç merak etmediğini ve ilginç bulmadığını düşünüyorum.”


Eğer bunun yerine, acele edip eşinizin gazete okumasına dair olumsuz bir yorum yapar ve bunu dile getirirseniz, aslında istemediğiniz bir mesaj iletmiş olursunuz ve buna göre bir yanıt alabilirsiniz. Oysa bu durumda şöyle de diyebilirsiniz: “Kahvaltı ederken biraz sohbet edebilirsek çok mutlu olurum; ilginç bulduğun bir haber olursa bana da okuyabilir misin? Böylece hem sohbet etmiş oluruz hem de sen gazete okumuş olursun.”


Bundan sonrası, iletişimin ikinci bölümüdür. Gerçekten özünüzü yansıtan bir mesajı karşı tarafa ilettikten sonra gelen yanıtı yine aynı süzgeçlerden geçirerek dinleyebilmek önemlidir. Eşinizin size verdiği yanıtı öncelikle olduğu gibi algılayabilmek hatta duyduğunuzu aynen tekrarlayabilmek size değerlendirmeye geçmeden önce zaman verir. Daha önce verilen örnekte olduğu gibi, eşinizin size “Ama ben gazeteyi sessiz okumayı tercih ederim.” diye yanıt verdiğini varsayalım. Bu duyduğunuz cümle, sadece eşinizin tercihini belirtir; bu tercihin de sizinle ilgili bir nedeni yoktur.


Sağlıklı iletişim kurmanın en önemli adımı, söylemek istediğinizi önce kendi içinizde sağlam zemine oturtmanızdır. Böyle bir sonuca ulaştığınızda eşinize söylemek istediğiniz gerçekten bu mudur? Yoksa böyle zamanlarda, kendinizi yalnız ve ilgisiz kalmış hissettiğinizde asıl istediğiniz eşinizin sizinle ilgilenmesi ve küçük bir sohbet sayesinde aranızdaki bağı tekrar hissetmek midir? Bu aşamada karşı tarafa iletmek istediğiniz mesajın, asıl istediğiniz konu olmasına dikkat etmelisiniz.


Duyduğunuz cümleyi hissettiğiniz yalnızlık veya değersizlik duygusundan arındırarak değerlendirdiğinizde, asıl istediğinize daha iyi konsantre olabilir ve daha uzlaşmacı bir tavır sergileyebilirsiniz. Eşiniz bu tercihini dile getirdiğinde, sağlıklı ilişkilerin temel prensiplerinden biri olan karşılıklı saygı çerçevesinde onu anladığınızı belirtip belki şöyle bir öneride bulunabilirsiniz: “Tamam, belki gazete okumaya geçmeden önce biraz konuşabiliriz.” Bu öneriden sonra sohbeti siz başlatabilir, eşinizin de ilgisini çekebilecek bir konu açabilirsiniz.


Bu örnekte olduğu gibi gerçek iletişim, öncelikle duygu ve düşüncelerinizin iyice filtrelenerek tanımlanması ve vermek istediğiniz mesajın gerçekten istediğinizle uyumlu olması temelinde gerçekleşmelidir. Çiftlerin iletişiminde dikkat edilmesi gereken diğer önemli konu da, karşı tarafın size ilettiği mesajları aynı duruşla algılayabilmek ve sizde yarattığı etkilerin farkında olarak sakin bir biçimde yanıtlayabilmektir.